Double Click anywhere to return to Top of Page.
TheTime, Seasons, Months, Days, Weather, Numbers
Telling the Time of Day
A Time Vocabulary
- yıl or sene (arab.) - year - (you will hear both of these words in general use)
- ay - month (also - moon)
- saat (plural: saatler - hours) - hour
- dakika - minute
- saniye - second
- zaman - time
-
- vakit (vakti)- time, occasion - Boş, vaktimiz var mı? - Have we got time to spare?
Note: vakit - a point in time, occasion - loses final vowel when suffixed.
-
- kere - time, point in time - dört kere - four times
- Onu, beş kere yaptım - I did it five times..
What time is it..?
All about the - to the o'clock.., past the o'clock.. - and - at the o'clock.. - usages in Turkish to tell the time. Turkish requires or demands different/alternative forms when you want to tell the time.
- There there are basically four different forms to tell the time.
- a) Sentence structure
- b) Clause structure
- c) Short analog form
- d) Digital Form
Now let us classify the suffixes for each structure
Stucture: It is # min. to # o'clock.. -e var
- Saat iki'ye on (dakika) var
- It is ten (minutes) to two
Structure: It is # min. past # o'clock -i geçiyor
- Saat iki'yi on (dakika) geçiyor.
- It is ten (minutes) past two.
Stucture: At the time that..At # min. to # o'clock.. -e kala
- Saat iki'ye on (dakika) kala.
- At ten to two.
Stucture: At the time that..At #min. past # o'clock.. -i geçe
- Saat iki'yi on (dakika) geçe.
- At ten past two.
The Sentence Structure can only be used with the suffix - -ken - while.. - inside
another sentence as the examples below show...
- Saat kaç acaba? - What time is it please?
- Saat Yedi'yi çeyrek geçiyor.
- Ne zaman gelirsin? - When (at what time) will you come?
- Saat yedi'yi çeyrek geçiyor'da gelirim - (WRONG!)
- Saat yedi'yi çeyrek geçiyorken gelirim - (TRUE with -ken)
- Saat yedi'yi çeyrek geçe gelirim - (CLAUSE form)
or
- Saat altı'ya beş var'da gelirim - (WRONG!)
- Saat altı'ya beş varken gelirim - (TRUE with -ken)
- Saat altı'ya beş kala gelirim - (CLAUSE form)
Any of the 3 forms (except for the sentrence structure) can be used within a sentence. Let us see some examples...
- Saat 7'yi çeyrek geçe gelirim - (Clause)
- Saat 7 çeyrekte gelirim - (Analog)
- Saat 7:15 (yedi onbeş)te gelirim - (Digital)
- When you use the sentence structure, then it is used like this...
- Saat 7'yi çeyrek geçerken gelirim. - I will arrrive at a quarter past seven.
- (Lit: I will arrive (come) as (while) a quarter is passing 7 o'clock.)
Some times of day..
- şafak - dawn
-
- kahvaltı - breakfast
-
- sabah - morning
- sabahleyin - in the morning, at morning
-
- gün - day
- bütün gün - All day long
- her gün - every day
- gündüz - daytime, daylight
-
- öğle - noon
- öğleden sonra - afternoon
- öğle yemeği - lunch
-
- akşam - evening
- akşamleyin - in the evening, at eventide
- akşam üstü - teatime, early evening
- akşam yemeği - dinner, evening meal
-
- dün - yesterday
- dün sabah - yesterday morning
- dün akşam - yesterday evening
- dün gece - last night
- evvelki gün - the day before yesterday
-
- alacakaranlık - twilight
-
- gece - night
- geceleyin - in the night, at night
- gece yarısı - Lit: night its-half - midnight
-
- geçen gün - the day past, the other day, yesterday
- geçen ay - last month
- geçen sene/yil - last year
- geçen hafta - last week
- geçenlerde - recently (in the past), lately
-
- erken - early
- geç - late
- ne zaman - when (what time, the time that..)
Months of the Year
| Names of the Months |
- January - Ocak
- February - Şubat
- March - Mart
- April - Nisan
- May - Mayıs
- June - Haziran
|
- July - Temmuz
- August - Ağustos
- September - Eylül
- October - Ekim
- November - Kasım
- December - Aralık
|
Days of the Week
| The Weekday Names |
- Sunday - Pazar - (Lit: market)
- Monday - Pazartesi - (Lit: after Sunday)
- Tuesday - Salı - (undefined)
- Wednesday - Çarşamba - (Lit: 4 days after sabbath - from Persian)
- Thursday - Perşembe - (Lit: 5 days after sabbath - from Persian)
- Friday - Cuma - (Lit: reunion - related to Persian/Arabic)
- Saturday - Cumartesi - (Lit: after Friday)
|
A Turkish Idiom
Bu iş, bir çarşamba pazara gibi - This job is a complete messup.. - (lit: This job is like a Wednesday Market.
The Seasons of the Year - Yıl Mevsimi
- ilkbahar - spring
- yaz - summer
- sonbahar - (also - güz) - autumn, fall (american usage)
- kış - winter
Note (I): When saying "in the summer" Turkish says yazin or "in the winter" then the word kışın is used. This ending -in is an old Instumental Case which is no longer used much in day to day speaking other than these examples. For "in the spring" and "in the autumn", the Static Condition (Locative) Suffix is used - sonbaharda and ilkbaharda
Note (II): It should also be noted that very often the simple word bahar can supplant either ilkbahar or sonbahar - it depends on the choice of the speaker..
The Cardinal Points - Dört Yön
- Kuzey - North
- Güney - South
- Dogu - East
- Bati - West
About the Weather
| A Weather Vocabulary |
- berbat - awful
- soğuk - cold
- sıcak - hot
- güzel - good, nice
- harika - marvellous
- yağmur - rain (n.)
- yağmur yağmak - rain (v.)
- yağmurlu, yağışlı - rainy (adj.)
- kar - snow (n.)
- kar yağmak - snow (v.)
- kar yağışlı, karlı - snowy (adj.)
- dolu - hail
- hafif - light
- sert - heavy
- durmak - stop (v.)
- yıldırım - lightning (n.)
|
- fırtına - storm
- güneş - sun (n.)
- güneşli - sunny (adj.)
- hava sıcaklığı - temperature
- sıcaklık - heat
- derece - degree(s)
- şemsiye - umbrella
- ılık - warm
- hava - weather
- hava tahmini - weather forecast
- hava durumu - weather condition
- rüzgar - wind (n.)
- yel - wind
- poyraz - breeeze
- rüzgar esmek - to blow wind (v.)
- rüzgarlı - windy (adj.)
|
Some Daily expressions about the weather
- Ne güzel bir gün! - What a lovely day!
- Hava yarın nasıl olacak? - What will the weather be like tomorrow?
- Yine güneşli, fakat biraz rüzgarlı. - It's sunny again, but a little windy.
- Kaç derece? - What is the temperature?
- Hava çok sıcak. . - The weather is very hot.
- Neredeyse 31 derece. - Nearly 31°C (degree celsius).
- Erzurumda kar yağacağını düşünüyor musun? - Do you think it will snow in Erzurum?
- Sanmıyorum. Kar için erken. - I don't think so. It is early to snow.
- Fırtına olacağını düşünüyor musun? - Do you think there will be a storm?
- Sanmıyorum. - I don't think so.
- Ama Ağrı'da kar yağıyor. - But it is snowing in Ağrı.
- Orada kar yağışı ne zaman durur? - When will it stop snowing up there?
- Yakında durur. - It will stop soon.
- Yağmur mu başlayacak? - Will it start to rain?
- Evet, birazdan yağmur başlayacak gibi. - Yes, looks like rain soon.
- Şemsiyeye ihtiyacım olur mu? - Do I need an umbrella?
- Sana şemsiyeni yanına almanı öneririm. - I suggest you to get your umbrella with you.
- Ne berbat hava! Saat başı değişiyor. - What an awful weather! It changes hourly.
- Yağmur mu yağıyor? - Is it raining ?
- Evet, yağıyor. - Yes, it is (raining).
All about Turkish Numbers
The Cardinal Numbers
| Cardinal Numbers 0 to 40 |
- sıfır zero ; 0
- bir 1
- iki 2
- üç 3
- dört 4
- beş 5
- altı 6
- yedi 7
- sekiz 8
- dokuz 9
|
- on 10
- on bir 11
- on iki 12
- on uç 13
- on dört 14
- on beş 15
- on altı 16
- on yedi 17
- on sekiz 18
- on dokuz 19
|
- yirmi 20
- yirmi bir 21
- yirmi iki 22
- yirmi uç 23
- yirmi dört 24
- yirmi beş 25
- yirmi altı 26
- yirmi yedi 27
- yirmi sekiz 28
- yirmi dokuz 29
|
- otuz 30
- otuz bir 31
- otuz iki 32
- otuz uç 33
- otuz dört 34
- otuz beş 35
- otuz altı 36
- otuz yedi 37
- otuz sekiz 38
- otuz dokuz 39
|
- kırk 40
- kırk bir 41
- kırk iki 42
- kırk uç 43
- kırk dört 44
- kırk beş 45
- kırk altı 46
- kırk yedi 47
- kırk sekiz 48
- kırk dokuz 49
| | Cardinal Numbers 50 to 100 |
|---|
- elli 50
- elli bir 51
- elli iki 52
- elli uç 53
- elli dört 54
- elli beş 55
- elli altı 56
- elli yedi 57
- elli sekiz 58
- elli dokuz 59
|
- altmış 60
- altmış bir 61
- altmış iki 62
- altmış uç 63
- altmış dört 64
- altmış beş 65
- altmış altı 66
- altmış yedi 67
- altmış sekiz 68
- altmış dokuz 69
|
- yetmiş 70
- yetmiş bir 71
- yetmiş iki 72
- yetmiş uç 73
- yetmiş dört 74
- yetmiş beş 75
- yetmiş altı 76
- yetmiş yedi 77
- yetmiş sekiz 78
- yetmiş dokuz 79
|
- seksen 80
- seksen bir 81
- seksen iki 82
- seksen uç 83
- seksen dört 84
- seksen beş 85
- seksen altı 86
- seksen yedi 87
- seksen sekiz 88
- seksen dokuz 89
|
- doksan 90
- doksan bir 91
- doksan iki 92
- doksan uç 93
- doksan dört 94
- doksan beş 95
- doksan altı 96
- doksan yedi 97
- doksan sekiz 98
- doksan dokuz 99
|
yüz (yüz also means - face or reason)
Listen to (mp3): - Cardinal Numbers 1 to 10
| More Cardinal Number Examples |
- yüz 100
- iki yüz 200
- uç yüz 300
- dört yüz 400
- beş yüz 500
- altı yüz 600
- yedi yüz 700
- sekiz yüz 800
- dokuz yüz 900
- bin 1000
|
- iki bin 2000
- uç bin 3000
- dört bin 4000
- beş bin 5000
- altı bin 6000
- yedi bin 7000
- sekiz bin 8000
- dokuz bin 9000
- on bın 10000
- onbir bin 11000
|
- oniki bin 12000
- onuç bin 13000
- ondört bin 14000
- onbeş bin 15000
- onaltı bin 16000
- onyedi bin 17000
- onsekiz bin 18000
- ondokuz bin 19000
- yirmi bim 20000
- yirmi bir bin 21000
|
- yirmi iki bin 22000
- yirmi uç bin 23000
- yirmi dört bin 24000
- yirm beş bin 25000
- yirmi altı bin 26000
- yirmi yedi bin 27000
- yirmi sekiz bin 28000
- otuz bin 30000
- elli bin 50000
- bir milyon 1000000
|
Cardinal numbers are followed by singular nouns. İkİ ev - two houses, beş yüz araba - five-hundred cars, kırk ağaç - forty trees
- beş yüz yirmi üç bin yedi yüz elli sekiz - 523, 758
Which may also be written in official papers without any spaces - as:
- beşyüzyirmiüçbinyediyüzellisekiz - 523, 758
The Ordinal Numbers
| Ordinal Numbers |
- birinci - also - ilk - first ; 1st
- ikinci second ; 2nd
- üçüncü third ; 3rd
- dördüncü fourth ; 4th
- beşinci fifth ; 5th
- altıncı sixth ; 6th
- yedinci seventh ; 7th
- sekizinci eighth ; 8th
- dokuzuncu ninth ; 9th
- onuncu tenth ; 10th
|
- yirmi üçüncü twenty-third ; 23rd
- otuz dördüncü thirty-fourth ; 34th
- elli beşinci fifty-fifth ; 55th
- kırk altıncı forty-sixth ; 46th
- altmış yedinci sixty-seventh ; 67th
- on sekizinci eighteenth ; 18th
- doksan dokuzuncu nintey-ninth ; 99th
- yüzüncü hundredth ; 100th
- bininci thousandth ; 1000th
- sıfır zero ; 0
|
- yarım (noun.) - half
- yarım elma - a half an apple
-
- yarı (adj.) - half
- yarı elma - a half apple
- elmanın yarısı - the apple half
-
- buçuk - half an hour
- çeyrek quarter of an hour
- bir - one ; 1 - (And is also the indefinite article - a or an)
About Distributive Numbers
| Distributive Numbers |
| yarımşar | half each |
| birer | one each |
| ikişer | two each |
| üçer | three each |
| dörder | four each |
| beşer | five each |
| altışar | six each |
| yedişer | seven each |
| sekizer | eight each |
| dokuzar | nine each |
| onar | ten each |
| on birer | eleven each |
| yirmişer | twenty each |
| yirmi beşer | twenty-five each |
| otuzar | thirty each |
| kırkar | forty each |
| ellişer | fifty each |
| yüzer | a hundred each |
| ikişer yüz - (NOT iki yüzer) | two hundred each |
| biner | a thousand each |
| ikişer bin - (NOT iki biner) | two thousand each |
birer milyon (NOT milyonar NOR bir milyonar) | a million each |
|