Logic Reigns Supreme - or Does It?

ENGLISH

Manisa Turkish Website - (a free Turkish learning website) - The Turkish Language and its Grammar explained for English Speakers. This website does not pretend to be a course in Turkish, but rather it explains and answers some of the difficulties that the learner of Turkish may encounter along their learning curve.

They say that Turkish is easy to learn because it is so logical. The grammar is logical and there are very few exceptions to any of its syntax rules. There is no gender, no masculine, feminine and neuter forms to master, so it must be easy. And so they say thus: the Professors, the Teachers, and especially native Turks themselves.

They say it is 'so' easy. "Why?, Doesn't a Turkish child learn to speak its mother tongue at a very early age?". You may have noticed that the professors, the lecturers and the native speakers state that this facility is so; however you may go on to notice that this list does not include Turkish Language Learners. Ask any of them, or should I say 'any of us', and for the most part you will receive an answer quite to the contrary. A resounding "No! Turkish is so difficult, I've learned the rules but I still cannot understand or make myself understood!".

So the learning road is littered with fallers by the wayside, triers to the man, but despite their industry it is all to no avail and so another well intentioned learner disappears into the distance, consumed by disappointment and their lack of success. They took their courses, they went to their classes, they watched their videos, they listened to their sound tapes and at the end of it all your friendly "Merhaba nasılsın" is met with a blank stare of misapprehension and you can see panic setting in in their eyes. So why is it so?

Let us try to give an explanation not only to ourselves, the poor misunderstood Turkish Learner but also to the all the Professors and Teachers and Native Turkish Speakers who say that as Turkish is so logical then it is therefore so easy to learn.

An Analogy Explained

Well, in these days of computing and programming, let us give an analogy, (a similarity between like features of two things, on which a comparison may be based). How many of us in our forays into computer programming, be it Visual Basic, Java Script or any programming language which is built on logic and which has its own syntax rules, have spent more time debugging our efforts to produce a successful result than actually being able to use our programming "skills" naturally and with ease?

Even when we have learned the rules of syntax of any particular computing language we still meet the stumbling block of logic. Consequently, until everything is in its rightful place our program will not flow and run successfully. In our debugging trials we often have to take the way of seeking examples, be it from a book, from the world-wide web or maybe we enroll for some course or other in order to increase our ability in our endeavor.

We know that each computer language has its own dialect. Visual Basic cannot understand a Java Script programme, it does not know what to do as it is unintelligible and gobbledygook. It does not 'compile', it does not 'run'. Similarly we come against a difference in vocabulary in Turkish, we can take an "educated guess" at a word in German and the Romance Languages, but the Turkish vocabulary stumps us; it is completely alien to us and we can gather no clue to the intended meaning. We can learn some of the dialect; and we need to learn this new vocabulary by heart, but even then after applying all the rules and knowledge that we have absorbed about it we find that we still have further problems with the actual logic of the language. We can always find an example that will show us the way to surmount our difficulties, and we can only say to ourselves - "I would not have thought of doing or saying it like that, myself!"

The Problems of Learning Turkish.

This was the situation that I found myself in when I went to Turkey to work in the late seventies. I did not know a word of Turkish, and at the age of forty-five I had to start somewhere. I bought a grammar book and tried to learn the rules, Vowel Harmony, Consonant Change, Affixed Post-positions (agglutination), Verbal Nouns etc. We realize that rules can be learned, but as in computer programming it is their application which becomes difficult especially when the logic of the Turkish Language is so different to that of our own mother tongue English. Moreover we are trying to apply these rules and logic to a completely different dialect. This is why Turkish is very difficult for us English Speakers.

Thinking in Turkish?

Yes, the Professors, Teachers and Turkish Speakers are right; Turkish is an extremely structured and logical language, as proven by the fact that Turkish children learn to speak it very early in life, but it is this internal structure of the language which defeats us foreigners in our learning attempts.

We just cannot "think Turkish!".

We never learned how to, and probably many of us never will be able to think with Turkish logic. So even after many years of trying to learn Turkish we are labelled as speaking 'Tarzanca' in the manner of the film hero 'Tarzan of the Apes' as only the best we can do is akin to "Me Tarzan!, you Jane!".

After 34 years of learning I can tell you all that Turkish is very difficult for us English Speakers.


© - 2013 - John Guise - Manisa Turkish - "The Turkish language Explained for English Speakers"

Mantık yücedir - ya da öyle mi?

TÜRKÇE

Manisa Türkçe Website(ücretsiz Türkçe öğrenme web sitesi) - İngilizce konuşanlar için açıklamalı Türkçe dilbilgisi. Bu web sitesi, bir Türkçe dersi olma iddiasında değildir ama Türkçe öğrenenlere öğrenme eğrisi boyunca karşılaşabilecekleri bazı zorlukları ve bunların cevaplarını açıklar.

Çok mantıklı bir dil olmasından dolayı Türkçe öğrenmenin kolay olduğu söylenir. Sözdizimi kurallarındaki bazı istisnaî durumlar haricinde dilbilgisi yapısı son derece mantıklıdır. Hiçbir dilbilgisel cins, yani eril, dişil ve cansız formları içermediği için öğrenmesi kolay olmalıdır.

Ve bu nedenledir ki; Profesör, Öğretmen ve özellikle bizzat Türkler öğrenmenin 'bu kadar' kolay olduğunu söylüyorlar.

"Neden olmasın? Türk çocuklar çok genç yaşta anadillerinde konuşmayı öğrenmiyorlar mı?"

Bunu böyle olduğunu belirten profesör, öğretim üyeleri ve anadilini konuşanlar olduğunu fark etmiş olabilirsiniz; ama gel gelelim bu listede Türkçe Öğrencilerin bulunmadığını da fark edebilirsiniz. Eğer bunlardan herhangi birine, ya da 'bizden herhangi birine' diyeyim, bu soruyu sorarsanız genellikle (ekseriyetle; çoğu zaman) tam aksi bir cevap alırsınız.

Kocaman bir "Hayır! Türkçe çok zordur. Kurallarını öğrendim, ama yine de onu anlayamıyorum ya da kendimi anlaşılır kılamıyorum."

Böylece, öğrenme yolunun kenarı, uğraşmış ancak başarısız olmuş öğrencilerle doludur, çünkü bunca çabalamalarına rağmen her yaptıkları boşuna gitmiştir ve bu nedenle başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları tarafından tüketilmiş bu dikenli ve zor yolda bir başka iyi niyetli (hevesli) öğrenci daha kaybolup gitmiştir.

Kendi derslerini alıp, kendi sınıflarına gidip, kendi videolarını izleyip, kendi ses kasetlerini dinlerler ancak sonunda sizin söylediğiniz tüm dostça "Merhaba nasılsın"lar, yanlış anlamaların boş (anlamsız) bakışlarıyla karşılaşırlar ve gözlerde o paniklemeyi görebilirsiniz.

Peki neden böyledir?

Açıklanmış olan Analoji

Sadece yanlış anlaşılan zavallı Türkçe öğrencileri olarak kendimize değil, aynı zamanda, Türkçe son derece mantıklı olduğu için öğrenmesinin çok kolay olduğunu söyleyen tüm Doçent, Öğretmen ve Yerli Türkçe Konuşanlara bir açıklama vermeye çalışalım.

Peki o zaman, isterseniz günümüz bilgisayar ve programlama teknolojisinden bir örnek vererek konuyu daha anlaşılır kılalım. Kaçımız, zamanının çoğunu, başarılı bir sonuç elde etmek için programlama becerisini kullanmak yerine, programdaki hataları ayıklayarak (gidererek) geçirmedi ki! Bir bilgisayar programı oluşturduğumuzda, kaçımız zamanının çoğunu hata ayıklayarak geçirmek zorunda kalıyor?

Genellikle o, bir mantık sorununu ortaya çıkarır. Herhangi bir bilgisayar dilinin sözdizimi kurallarını öğrenmiş olsak bile, yine de mantığın engeline takılabiliyoruz, yine de mantıksal bir engelle karşılaşabiliyoruz. Sonuçta, her şey yerli yerine oturuncaya kadar, programımız istenildiği gibi çalışmayacaktır. Programlama alanındaki yeteneğimizi arttırmak için, hata ayıklama çalışmalarımızda sık sık, bir kitaptan, dünya ağından ya da belki bilgisayar kurslarından benzer bir örnek bulmanın yollarını aramak zorunda kalırız.

Bildiğiniz gibi, her bir bilgisayar dilinin kendi lehçesi vardır. VB ve JS birbirlerinin mantığını anlayamaz. Bu anlaşılmazlık ve anlamsızlığa karşı ne yapılacağını bilemiyorlar. Bu nedenle programız ne uygun biçimde derleyip ne de başarıyla çalışır.

Benzer bir şekilde, Türkçe ve İngilizce sözcüklerin arasında büyük fark vardır. Bizler, İngilizler olarak sözcükleri "bilgiye dayalı bir tahminle" Almanca ya da diğer Romantik Dillerden alabiliriz. Ancak Türkçe sözcüklerin kökeni bize tamamen yabancıdır ve anlamamıza yarayacak hiçbir ipucu yoktur. Türk lehçesinin büyük bir bölümünü ve yeni Türkçe sözcükleri ezbere öğrendiğimiz ve hatta tüm dilbilgisi kurallarını da "hatmettiğimiz" halde, bizim için hâlâ Türk dilinin mantığıyla ilgili daha birçok sorun "anlaşılmayı beklemektedir". Bizler her zaman zorlukları aşmanın yollarını bize gösterecek bir örnek bulabiliriz. Fakat bulduğumuz cevaba rağmen kendimize sadece, "Bu gibi şeyleri yaparak ya da söyleyerek asla düşünemedim" deriz.

Türkçe Öğrenme Sorunları

Yetmişli yıllarda, 40’lı yaşlarımın ortalarındayken, çalışmak üzere Türkiye’ye gittiğimde kendimi böyle bir durumun içinde buldum. Tek bir Türkçe kelime bilmiyordum ve Türkçe öğrenmek bana çok zor geliyordu. Bir Türk Dilbilgisi kitabı aldım ve ünlü uyumu, ünsüz değişimi ve dilin diğer özel kurallarını öğrenmek zorunda kaldım. Tabii ki bir dilin yapısını oluşturan kuralları hemen herkesin öğrenebileceği aşikârdır(tabiîdir; doğaldır), ancak, bilgisayar programlamada olduğu gibi, kuralların uygulanması bizim için çok zordur. Dahası, Türkçe'nin biz İngilizce konuşanlar için çok zor olmasının nedeni, tamamen farklı bir lehçesine bu kuralları ve mantığı uygulamaya çalışmaktır.

Türkçe Düşünmek mi?

Evet, doçentler, öğretmenler ve anadilini konuşabilenler haklıdır. Türkçe, son derece iyi yapılandırılmış ve mantıksal bir dildir. Bunun en büyük kanıtı, Türk çocuklarının Türkçeyi çok küçük yaşlarda hatasız olarak öğrenebilmeleridir. Ancak, bizler yabancılar olarak, öğrenmeye ( öğrenmek için) çabaladıkça Türk dilinin içbünyesi bizi mağlup eder.

"Hiç, bir Türk gibi düşünebilecek miyiz? Galiba hayır!"

Bizler Türk mantığı ile düşünmeyi hiç öğrenmedik ve her halde çoğumuz Türk dilini hayatımız boyunca asla çözemeyeceğiz. Hattâ Türkçe öğrenmeye çalıştığımız onca yıldan sonra bize, eski filim kahramanı "Tarzan" gibi "Tarzanca" konuşanlardan biri de diyebilirler.

Söyleyebildiğimizin en iyisi budur - "Ben Tarzan!, sen Jane!"

Ey! Arkadaşlarım! Yani otuz dört yıl boyunca Türkçe'yi öğrenmekte bulunduğum halde sizlere, anadilinizi öğrenmenin çok zor olduğunu söylemeliyim…


© - 2013 - Yazar: John Guise - Manisa Turkish Website